GÖREVDEYKEN “AĞAM, PAŞAM”, GİDİNCE “ONCUYDU, BUNCUYDU…”

Bir makam değişiyor, bazı insanların dili de değişiyor. Dün övgüyle söz ettikleri yöneticiyi, bugün görevden ayrılınca eleştirenlerin sayısı hiç de az değil. Peki, madem yanlışları vardı, neden zamanında söylemediniz?

6 Eyl 2026 - 11:46
18 Eyl 2026 - 11:50
 0  3
GÖREVDEYKEN “AĞAM, PAŞAM”, GİDİNCE “ONCUYDU, BUNCUYDU…”

Bu şehirde gazetecilik yaptığım yıllar boyunca defalarca aynı tabloyla karşılaştım.

Bir kurumun müdürü, amiri, yöneticisi ya da herhangi bir yetkilisi göreve başlıyor. Daha ilk günlerden itibaren makam çevresinde bir hareketlilik…

“Hoş geldiniz.”

 “Ağam, paşam…”

 “Emrinizdeyiz.”

Makam kapısında başka, kapının dışında başka bir dil.

 Yetkili görevde olduğu sürece herkes ölçülü, herkes saygılı, herkes memnun.

Ta ki görev değişene kadar…

Bir gün tayin haberi geliyor.

Görev değişiyor, makam değişiyor, şehir değişiyor.

Sonra bir bakıyorsunuz, dün “ağam, paşam” diyenlerin dili değişmiş:

“Zaten gitmesi gerekiyordu.”

 “İyi ki gitti.”

“Onun tayininde benim de payım var.”

 “Şöyleydi, böyleydi…”

 İnsan ister istemez soruyor:

Madem bu kadar rahatsızdınız, neden görevdeyken söylemediniz?

 Bir kurum yöneticisinin yanlışını gördüyseniz neden zamanında uyarmadınız?

 Bir uygulamasını yanlış buluyorsanız neden görev başındayken eleştirmediniz?

Bir vatandaşın mağduriyeti olduğunu düşünüyorsanız neden yetkili makamdayken gündeme getirmediniz?

Elbette kamu görevlileri eleştirilebilir. Hatta görevini daha iyi yapabilmesi için eleştiri, demokratik hayatın ve kamu yönetiminin önemli bir parçasıdır.

 Ancak eleştirinin de bir zamanı, bir üslubu ve bir amacı vardır.

 Görevdeyken susup, kişi makamını bıraktıktan sonra arkasından konuşmak; çoğu zaman ne kuruma ne de şehre katkı sağlar. Sadece dedikoduyu büyütür.

MAKAMLAR GEÇİCİ, SÖZLER KALICI

Bu durum yalnızca kamu kurumlarında da yaşanmıyor.

 Şehirde herhangi bir makamda bulunan, herhangi bir kurumda sorumluluk üstlenen insanlar için de zaman zaman aynı döngüye şahit oluyoruz.

Görevdeyken saygı…

 Görev bitince eleştiri…

 Yeni gelen yetkiliye övgü…

Görev süresince sessizlik…

 Tayin veya görev değişikliği sonrası geçmişe dönük anlatılan hikâyeler…

 Sonra yeni isim geliyor ve aynı süreç yeniden başlıyor.

Belki de burada asıl ihtiyaç duyduğumuz şey biraz samimiyet. Bir insanın yanlışını gerçekten yanlış buluyorsak, bunu görevdeyken söyleyebilmeliyiz.

Başarısını gerçekten takdir ediyorsak, makamı sona ermeden hakkını teslim edebilmeliyiz. Çünkü makamlar geçici.

Bugün bir kurumun başında olan kişi, yarın başka bir şehirde veya başka bir görevde olabilir. Fakat söylediğimiz sözler hafızalarda kalır.

GÜCE DEĞİL, DOĞRUYA SAYGI

Gazetecilik yaptığım yıllar boyunca edindiğim izlenimlerden biri de şu:

Bazı insanlar makama değil, makamın gücüne saygı gösteriyor.

Güç varken: “Ağam, paşam…”

Güç gidince:

“Oncuydu, buncuydu…”

Oysa gerçek samimiyet, insanın yüzüne karşı doğruyu söyleyebilmektir.

Yanlış varsa görevdeyken söylemek…

 Eksik varsa zamanında uyarmak…

 Başarı varsa görev başındayken takdir etmek… Asıl olan budur.

 Kurum yetkilisi de eleştirilebilir, gazeteci de, vatandaş da. Fakat eleştiri, kişi gittikten sonra değil; ihtiyaç varsa görev başındayken yapılmalıdır.

Çünkü bu şehrin ihtiyacı, insanların arkasından konuşan daha fazla kişi değil; yüzüne karşı doğruyu söyleyebilen daha fazla insandır.

 Artık şu anlayışı biraz olsun geride bırakmanın zamanı gelmedi mi?

“Gitsin de ondan sonra konuşuruz.”

Hayır…

 Bir mesele varsa bugün konuşalım.

Bir yanlış varsa bugün söyleyelim.

 Bir başarı varsa bugün takdir edelim.

 Çünkü yarın herkes gidebilir.

 Ama bugün söylenmeyen söz, yarın çoğu zaman sadece dedikoduya dönüşür.

 Makamlar değişir, isimler değişir, görevler değişir.

 Değişmemesi gereken ise doğru bildiğini, doğru zamanda ve doğru bir üslupla söyleme cesaretidir.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenme Beğenme 0
Aşk Aşk 0
Eğlenceli Eğlenceli 0
Sinirli Sinirli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0
Tahir Kavri Gazeteci Tahir Kavri (((Alo))) İhbar