Iğdır’ın Kaderini Değiştirecek Proje: Alican Sınır Kapısı Bölgesel Kalkınmanın Lokomotifi Olmaya Hazırlanıyor
Doğu Anadolu’nun stratejik şehirlerinden biri olan Iğdır, yıllardır beklenen tarihi bir dönüşümün eşiğinde. Iğdır Üniversitesi tarafından düzenlenen “Sınır Kapıları ve Alican Sınır Kapısı Özelinde Sınır Ticaretinin Sosyo-Ekonomik Yansımaları” konulu kapsamlı konferansta, Türkiye ile Ermenistan arasında yer alan Alican Sınır Kapısı’nın açılmasının bölge ekonomisine, sosyal yapıya ve uluslararası ilişkilere etkileri tüm yönleriyle ele alındı.
Uzmanlar, akademisyenler ve iş dünyasının temsilcileri tarafından yapılan değerlendirmelerde, Alican Sınır Kapısı’nın sadece bir ticaret geçiş noktası değil; aynı zamanda bölgesel barışın, ekonomik entegrasyonun ve sürdürülebilir kalkınmanın en önemli anahtarlarından biri olacağı vurgulandı.
Geniş Katılım: Iğdır’ın Geleceği Ortak Akılla Tartışıldı
Iğdır Üniversitesi Karaağaç Kampüsü 15 Temmuz Şehitleri Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; üniversite üst yönetimi, ticaret ve sanayi odası temsilcileri, iş insanları, akademisyenler ve kamu kurumlarının yöneticileri yoğun katılım sağladı. Toplantı, farklı kesimlerin aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesi açısından dikkat çekici bir platform oluşturdu.
“Kapalı Sınırlar, Sınırlı Ekonomi”
Konferansın açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Haktan Sevinç, Iğdır’ın jeopolitik avantajlarına rağmen bu potansiyeli tam anlamıyla kullanamadığını ifade etti. Özellikle yalnızca Dilucu Sınır Kapısı’nın aktif olması, ilin dış ticaret kapasitesini sınırlandıran en önemli faktörlerden biri olarak gösterildi.
Sevinç konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Alican ve Boralan sınır kapılarının kapalı olması, Iğdır’ın ekonomik hareketliliğini ciddi anlamda baskılıyor. Alican Sınır Kapısı’nın açılması, sadece bir ulaşım hattının devreye girmesi değil; aynı zamanda Iğdır’ın ekonomik kaderinin yeniden yazılması anlamına gelecektir.”
Rektör Gürel: “Alican, Güvenin ve Refahın Kapısı Olacak”
Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel ise yaptığı konuşmada sınır kapılarının çok boyutlu etkisine dikkat çekti. Gürel, ekonomik faydaların ötesinde, bu tür adımların bölgesel güven ve istikrar açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirtti: “Sınır kapıları yalnızca mal akışını sağlamaz; aynı zamanda toplumlar arasında güven inşa eder.
Güney Kafkasya’da şekillenen yeni jeopolitik süreçte Alican Sınır Kapısı, ticaretin canlanmasının yanı sıra halklar arasında yeni bir etkileşim ve diyalog köprüsü kuracaktır. Üniversite olarak bizler de bu dönüşüme akademik ve sektörel katkı sunmaya hazırız.”
İş Dünyası Harekete Geçti: Lojistikten Turizme Büyük Atılım
Iğdır iş dünyası temsilcileri de sürecin ekonomik boyutuna dikkat çekerek, bölgenin altyapı açısından önemli ölçüde hazır olduğunu ifade etti. Iğdır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kamil Arslan, özellikle lojistik ve taşımacılık alanında ciddi hazırlıkların sürdüğünü belirterek şunları söyledi: “Otellerimizden lojistik firmalarımıza kadar birçok sektörde hazırlıklarımız devam ediyor.
Planlanan hızlı tren projeleri ve yıllık 15 milyon ton taşıma kapasiteli demir yolu hatlarının devreye girmesiyle birlikte, Iğdır’dan Bakü’ye ulaşım saatler seviyesine inecek. Bu gelişmeler ihracatımızda ciddi bir sıçrama yaratacaktır.”
Iğdır Ticaret Borsası Başkanı Serhat Kumtepe ise Alican Sınır Kapısı’nın sadece Ermenistan ile sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda Türk dünyası, Orta Asya ve Çin’e uzanan geniş bir ticaret koridorunun kilit noktası haline geleceğini ifade etti.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0