Ümit Özdağ’ın Tutuklanması ve Ümit Özdağ'dan Arena'ya özel mektup
Ümit Özdağ’ın tutuklanmasına dair yapılan yorumlar, akıllara Kaşif Kozinoğlu’nu getiriyor. Peki, bu benzetme neden yapılıyor? Çünkü Türkiye’de tek adam yönetimi hâkim ve baskıcı bir rejim var. Artık hiç kimsenin yaşam hakkı garanti altında değil. Sokakta şiddete uğrayabiliyor, tıpkı Sinan Ateş gibi başkentin ortasında öldürülebiliyorsunuz.
Ümit Özdağ da bu yüzden endişeli. Zira kontrolü dışında olan, kendisinin denetleyemeyeceği bir hapishaneye gidecek. Orada kullanacağı ilaçları, yiyeceği yemeği, içtiği suyu, hatta soluduğu havayı bile kontrol edemeyecek. Dahası, tek başına bir hücrede kalacak ve yaşamına dair hiçbir şahit bulunmayacak. İşte bu nedenle Özdağ, başına gelebileceklerden kaygı duyduğunu ifade ediyor.
Özdağ’ın suçlanmasına sebep olarak gösterilen konulara gelince… Suriyelilerin ülkelerine dönmelerini istemek ne zamandan beri ırkçılık oldu? Üstelik Türkiye’de Suriyeliler, Afganlar ve diğer düzensiz göçmenler arasında suç oranlarının arttığı bir ortamda buna tepki göstermek neden suç gibi gösteriliyor?
Ancak asıl mesele bu değil. Ümit Özdağ, “Süreci baltalayacağız.” diyerek, Kandil ve İmralı ile yürütüldüğü iddia edilen gizli görüşmelere karşı çıkacağını duyurdu. Üstelik bu sürecin içeriğini sadece kamuoyu değil, TBMM’deki milletvekilleri bile bilmiyor. Böyle bir atmosferde, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın “beyefendi” gibi ifadelerle anıldığı, hatta affının konuşulduğu bir dönemde Ümit Özdağ’ın tutuklanması dikkat çekici bir gelişme.
Bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem Kandil’e hem de İmralı’ya mesaj verdiği düşünülüyor. Erdoğan, "Ülkede Suriyelilere karşı çıkanlara, Apo’nun mecliste temsil edilmesine tepki gösterenlere göz açtırmayacağız." demek mi istiyor? İşte bu soru, yaşananların arkasındaki esas amacı gözler önüne seriyor.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenme
0
Aşk
0
Eğlenceli
0
Sinirli
0
Üzgün
0
Vay
0